Osmanli Borçlanmasinin Ozeti (Devam)

G) Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi Sonrasýnda Alýnan Borçlar

Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi’nin kurulmasý, yabancý alacaklýlarýn menfaatlerini korumak ve onlara güven telkin etmek üzere kurulmuþtur. Bununla Osmanlý maliyesinin kurtulmayacaðý kesindir. Bunun için Sultan II. Abdülhamit, devrinde devam eden sýkýntý yüzünden yeni borç alma giriþiminde bulunmuþtur. 

Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi kurulduktan sonra, artýk dýþ borçlara girilmemesi gerekirken, Sultan II. Abdülhamid’in mutlakiyet döneminde yirmi adet istikraz tutarý 130.535.597 Osmanlý Altunu olmak üzere 1914 yýlýna kadar toplam yirmi yedi defa 171.592.185 Osmanlý Altunu borçlanýlmýþtýr. Bunlarýn bir-ikisi hariç, diðerleri bütçe açýklarýna ve anapara faizlerine tahsis edilmiþtir.  1886 ve 1896 yýllarý arasýnda borçlanmalar  olduðu gibi 1904-1914 yýllarý arasýnda yine borç alýmlarýnýn devam ettiðini görüyoruz.

Sultan Abdülmecid’in açtýðý ve Sultan Abdülaziz’in geniþlettiði borç yolunda Sultan II. Abdülhamid’in de yürüdüðünü görüyoruz. Ancak mütevazi olup, israfçý bir zihniyetle yapýlmamýþtýr. Bunlardan bir kýsmý dalgalý borç tasfiyesine, diðer bir kýsmý da bütçe açýðýnýn kapatýlmasýna, askeri ihtiyaçlara ve demiryolu yapýmýna tahsis edilmiþtir. Borçlanmanýn çoðunu Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi garantisinde yapýlmasý, diðerlerinin da güvenilir kaynaklara karþýlýk gösterilmesi ve Sultan II. Abdülhamid’in faizleri zamanýnda ödemesi, devletin mali itibarýný yükseltmiþtir. Genel borç 40.000.000 olup, bütçe açýðý senemi 5.000.000 dur.

Dýþ borçlanmalar ilk etapta Osmanlý ekonomisine bir yabancý sermaye akýmý gibi olmuþsa da uzun zaman içinde, Osmanlý’da oluþan iktisadî fazlalýðýný Avrupa’ya aktaran bir kanal görevi görmüþtür. Dýþ borçlar, dýþ ticaret hacminin geliþmesi açýsýndan da önemlidir.

Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi’nin zararlý mý yoksa  kârlý mý olmuþtur sorusundan  çok,mümkün olup olmadýðý üzerinde durulmalýdýr. Osmanlý Devleti Ayastefanes’u  imzaladýktan sonra bir mali buhrana girmiþ ve bundan sonra tek baþýna hareket etmesi imkansýz hale gelmiþtir. Berlin Kongresi’nde borç para veren devletler menfaatlerinin korumasý için bir komisyon kurulmasýný istemiþlerdi ki bunun kurulmasý Osmanlý  Devleti‘nin Maliyesinin  yabancý kontrolüne girmesi demekti. Bunu önlemek için  Osmanlý Devleti, Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi’nin kurulmasýna karar vermiþtir. Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi’ne bakýldýðýnda yetkileri ve  ayrýlan gelirleri ile siyasi ve mali yetkilerden büyük fedakârlýklar yapýldýðý görülür ve bunun þerrin ehveni olarak kabul etmek gerekir.

H) Türkiye Cumhuriyetine Devredilen Osmanlý Ýktisadi Yapýsý

Osmanlý toplumunun XIX. yüzyýlýn pek çok az geliþmiþ ülkelerinden farký,merkezi devletin diðer toplumsal kesimler ve yerel unsurlar karþýsýndaki gücüdür. Bunun  yanýnda XIX. yüzyýl boyunca Avrupa Devletleri arasýndaki rekabet sýrasýnda imparatorluk ta tek baþýna etkili olmamýþtýr.   Osmanlý Türkiye’sinden T.C.’ye devredilen mirasýn özelliklerin biri,tarýma dayalý unsurlarýn yanýnda, dýþ ticarette sermayeye açýlmýþ yapýlarý diðer taraftan güçlü merkezi devlet, siyasal baðýmsýzlýðýný saðlanamamýþ olmasý ve küçük  üreticiliðin aðýr bastýðý tarýmsal yapýlar bulunmaktadýr. Bunlar Osmanlý Devletini az geliþmiþ ülkelerden ayýrmaktadýr.
  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti,savaþlardan yýpranmýþ ve son asýrda gelir kaynaklarý deðerlendirilememiþ  vatanýna sahip olduðu vakit, Osmanlý Devleti’nden  kalan  ve kendi hissesine düþen dýþ borçlarý da Lozan Antlaþmasý’nda  kabul etmiþtir.

Osmanlý Devleti yaþamýnýn son dönemlerinde,çaðýnýn teknik ve bilimin çok gerisinde,ilkel tarýma dayalý,1838 Osmanlý Ýngiliz ticaret sözleþmesiyle de tüm Osmanlý ülkelerini,yabancý tüketim mallarýnýn serbestçe girdiði sömürge haline getirmiþtir. Yine 1881’de imzalanan Düyûn-ý Umûmiyye idaresi ile yabancý kuruluþlarýn denetimi altýna girilmiþtir. Yapýlan Ýktisat Kongresiyle, durum düzeltilmeye çalýþýlmýþtý.

I) Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi’nin TBMM Tarafýndan Kaldýrýlmasý Ve Lozan Konferansý’nda Karara Baðlanmasý

Büyük Millet Meclisi Hükümeti memleketin tamamýna  hakim olduktan sonra Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi’nin tahsildarlýk vazifesine son vermiþ ve 14 Haziran 1923’te tütün inhisarýna sahip Reji Ýdaresiyle yapýlan anlaþma ile hükümet, müddetin hitamýndan evvel inhisarý feshetmek hakkýný almýþtýr.

Lozan Barýþ Konferansý baþlarken Lozan’a giden Delegeler Kurulu’na “Ermeni Yurdu asla kabul olunamaz” ilkesinden sýnýrlara, Adalar hususundan Trakya’nýn durumunu, ordu ve donanmanýn sýnýrlandýrýlmasý konusundan Türkiye’deki yabancý kurumlara kadar birçok direktif verilmiþti. Ancak bu direktifler arasýnda olup, konumuzu ilgilendirenler kapitülasyonlar ve Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi olmaktadýr. Bunlar ise þöyledir: 1) Kapitülasyonlar (Yurttaþlar zararýna yabancýlara verilen ayrýcalýk haklarý) kabul edilmeyecek, gerekirse bu konuda görüþme kesilecektir. 2) Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi’nin kalmamasýna, bu borçlarýn Türkiye’den ayrýlan memleketlere de paylaþtýrýlmasýna, Yunanlýlara aktarýlmasýna yani onarým karþýlýðý tutulmasýna, olmazsa 20 yýl sonraya ertelenmesine çalýþýlacak ve güçlük çýktýðýnda Ankara’dan sorulacaktýr .

30 Kasým 1922’de Fransýz Bompard’ýn baþkanlýðýnda toplanan Maliye Alt Komisyonu, Osmanlý Genel Borçlarýnýn ondan ayrýlmýþ ülkelere de bölüþtürülmesi konusunda Türk Delegesi Hasan Bey’in  savunmasýný kabul etmiþ ve bölüþtürmenin usulü üzerindeki görüþmelere baþlamýþtý.

Lozan’da çýkan bir baþka sorun ise Muharrem Kararnamesi dahilindeki borçlarýn faizlerinin Ýngiliz Lirasý olarak ödemek zorunda kalýþýmýzdýr ki biz bunlarý Fransýz Frangý olarak Ödemeyi istemiþizdir. Birçok mesele halledildikten sonra þimdi de barýþýn uzamasýna bile sebep olacak konu borçlarýn hangi cins parayla ödeneceði hususu oluyordu.
  
Konferans toplantýlarý baþladýktan itibaren 26 günlük süre zarfýnda Trakya Sýnýrlarý sorunu, Adalar sorunu, kapitülasyonlar sorunu, Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi sorunu, Onarým sorunu ve Boðazlar Sorunu söz konusu olmuþ ve Genel Borçlar sorununda, þimdiye kadar Alt Komisyonlarda elde edilebilen bir sonuç varsa, o da, ulusal sýnýrlarýmýz dýþýnda bulunan ve ne olacaklarý belirmemiþ bulunan, Ýmparatorluktan ayrýlmasý halinde kendi baþýna yaþama gücünü gösterecek olan öteki uluslara, gelirleri oranýnda borç daðýtýlmasý esasý üzerinde anlaþýlmýþ olmasýdýr.

Ancak bir süre sonra yapýlan tüm çabalar, kavuþturulmak istenen Barýþ Antlaþmasýna varmaya deðil, yanaþmaya dahi çalýþýlmýyor, yine de görüþmeler uzayýp gidiyordu. Nitekim yapýlan tüm fedakârlýklara raðmen bir türlü kesin sonucu vardýrýlamayan Lozan Barýþ Konferansý görüþmeleri, olumsuz bir þekilde 04.02.1923 gününe kadar sürecek ve Barýþ Görüþmelerinin I. Dönemi bu tarihle sona erecektir.

Bu sýrada Türk Hükümeti ile Mütteifik Devletler arasýnda notalar alýnýp verilmiþ ve gerek müttefikler 31.03.1923 günlü notalarýnda, gerekse Türk Hükümeti 07.04.1923 günlü notasýnda eski düþüncelerinden vazgeçmiþ görünmekle beraber, yeniden görüþmelere baþlayabileceklerini bildirmiþlerdi. Neticede yola çýkan Türk Delegeleri 21 Nisan 1923’de Lozan’a vardýlar. 23 Nisan 1923’de Lozan Barýþ Görüþmeleri yeniden baþladý.  Görüþmeler çok aðýr geçerken Rauf Bey bir yandan  M. Kemal Paþa’yý da durumdan haberdar ediyordu ki geliþen olaylar karþýsýnda M. Kemal Paþa da 25 Mayýs 1923’ten itibaren 8 Temmuz 1923’e kadar gerek telgraflarý, gerekse þifreli bildirilerle görüþlerini iletmiþtir.

8 Temmuz 1923’te borçlarýn faizi konusundaki anlaþmazlýk da, Türk Delegelerinin ileri sürdükleri formüllerden biriyle çözüldü. Sonraki günlerde de, öteki sorunlarýn çözülmeleri birbirini izledi.  Ancak durum böyle devam ederken görüþmelerin bir sonuca varmamasý halinde savaþ halini bile göze alan T.C. Devleti, olaylarýn lehimize hallolmasý ile 24 Temmuz 1923’te antlaþmayý imzalamýþtýr.

Lozan’da dýþ borçlarýn ödenmesi hususu artýk bir karara baðlanmýþtýr. 1854’ten beri batý ülkelerinden Osmanlý Devleti’nin aldýðý paralar ve faizleri yekün tutmaktaydý.

Bu borçlar o tarihten sonra Osmanlýdan ayrýlan devletler arasýnda pay edilmiþ ve Türkiye’ye kalan bölümün, düzenli taksitlerle Türk Parasý veya Fransýz Frangý olarak ödenmesi kabul edilmiþtir. Ödemelerde yabancý denetimi kaldýrýlmýþ, Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi kalkmýþ oluyordu.  Kapitülasyonlarla Türkiye’nin istediði þekilde sonuçlandý. Adlî, malî ve ekonomik tüm kapitülasyonlar kaldýrýlmýþtý. Bu iki konu Türkiye lehine kazanýlmýþ bir baþarýdýr.
  
Görüldüðü üzere konferansýn I. Devresinde çözümlenir gibi görünse de ancak II. Devrede çözüme ulaþan kapitülasyonlar ile özellikle dýþ borçlar sorunu bir sonuca baðlanmýþtý. Bu da gösteriyor ki artýk Osmanlý Devleti Hukuken sona ererken, galip devletler yeni Türk devletini resmen tanýmýþ oluyorlardý. Artýk Osmanlýdan kalan sorunlarýn birçoðu çözüme ulaþmýþtý. Halen de geçerliliðini korumakla birlikte, baðýmsýzlýklarý tehlikede olan, bir anlamda az geliþmiþ devletlere örnek olmasý bakýmýndan da önemlidir.

Osmanlý Devleti’nden bozuk bir malî düzen devralmýþ olan T.C. Devleti’nin gayesi, baðýmsýzlýðýný koruyarak malî dengesini düzeltmekti ki bunu da “denk bütçe” esasýna göre yapacaktý. Malî baðýmsýzlýk bundan sonra dýþ borçlarýn ödenmesi, yabancý þirketlerin satýn alýnýp memleketteki ham maddelerin deðerlendirilmesiyle mümkün olacaktý.

Lozan’ý takip eden zamanda Türkiye’nin sanayi cihazý elbette yerli deðildi. Bunun sebebi ise Millî sermayelerin, çabuk ve maksatlarýmýza uygun bir bütçe alabilmemize kifayet edecek kadar çok ve kuvvetli olmamasý idi. Dünya ekonomik þartlarýnýn getirdiði istihaleler, devleti sanayi iþleriyle daha yakýndan ve radikal olarak uðraþmaya sevketti.

Bir tek ulusal ekonomi ve onun icaplarý vardýr.bu gayeyi tatbik ve takip edecek mekanizma, Ekonomi Bakanlýðý mekanizmasýna ilave edilmiþtir.

SONUÇ

XIX. yy. Osmanlý Ýktisadî sistemine baktýðýmýzda XVI. Hatta XVII. yy.dan yoðunlaþarak gelen Batý eðilimi görüyoruz ki bu da onlara özenmeyi, onlar gibi olma isteðiyle onlara baðýmlý olmayý beraberinde getirmektedir.Osmanlý Devleti’nin içine düþtüðü mali krizlerden kurtulma isteði ile oluþan ve özellikle 1938’den sonra Ticari Anlaþmalar ve bunlarýn getirdiði sýkýntý, özellikle yabancý denetimine girdiðimiz Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi ile bu durum aþýlmaya çalýþýlmýþtýr.Öncelikle verilen kapitülasyonlardan bir nevi yabancýlarý tanýdýðýmýz þekil,Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi ile pekiþmiþ oluyordu.

Osmanlý Devleti’nin kuruluþ ve yayýlma dönemine bakýldýðýn zaman mükemmel bir iþleyiþe sahip siyasi, idari, ekonomik ve kültürel teþkilatýný görmemiz mümkündür. Ancak ta ki dýþ ülkelerin Osmanlý iç iþlerime karýþýr hale gelip, ticaret güzergahlarýnýn deðiþimi, nüfus artýþý v.s gibi olumsuz etkiler ortaya çýktýktan sonra merkezi yapýlanmada bir bozukluða sebep olmaktaydý. Bu bozukluk siyasi hakimiyetin kurulmasýnda en önemli güç unsurlarýndan ekonomik hakimiyete yansýmýþtýr ki bundan sonra Osmanlý, artýk içine düþtüðü durumdan mali çareler, _yeni kâðýt para basma, para taðþiþleri v.s._ bulma arayýþý ile kurtulma umuda içindedir. Osmanlýnýn bu durumdan kurtulmasý için, kendileri adýna komisyonlar veya yüksek kârlar getireceðine inanan Avrupa Devletleri alarma geçmiþtir. XIX. yy.la gelindiðinde yapýlan savaþlar ve alýnan yenilgiler Osmanlýyý reform yapma giriþiminde zorla ikna edilen padiþahla, dýþ borç almaya götürecektir. Gerek Ýngiltere, gerekse Fransa’nýn aracýlýklarýyla oluþan bu durum bütçe açýklarýný kapatma isteði ile baþlamýþ; ancak devletin gelirleri arasýnda olan tuz, tütün, ispirto, balýk resimleri ile Bulgaristan emaneti vergisi, Doðu Rumeli vergisi vs. gelirler bu borçlarýn faizlerini bile kapatamaz hale gelince ödeme süreleri durdurulmuþ ve Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi ufukta görünürken, bunun bir ön hazýrlýðý olan Muharrem Kararnamesi imzalanmýþtýr. Bununla birlikte yabancý sermayedarlarýn denetiminde, yarý-sömürge statüsüne girdiðimiz bu dönemden sonra borçlarýn birleþtirilip bir kurula devredilmesi iþlemiyle Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi kurulurken borçlar yarýya indirilmiþ ve bir nevi Osmanlý hakimiyetindeymiþ gibi bir hüviyet kazanmýþtýr.

Bundan sonra aynen Düyûn-ý Umûmiyye Ýdaresi gibi yabancý denetiminde olan ve  devletin  malî  güçlüklerine  çözüm  aramakla   birlikte dýþ ticaretin geliþmesi için ortam  oluþturma  arzusu içinde  bir Osmanlý Bankasý’nýn kurulmasý veya kâðýt para basma iþlemleri bir gözüm yolu olmayacaktýr. Önce malî bir þirket gibi iþ görüp, sonradan politik iþlere  karýþmasýyla   birlikte, ülkenin malî istikrarsýzlýklarýna son vermek amacýyla  oluþan bu  idarenin iþ yapamaz  hale geliþi  ile, Millî Mücadeleden sonra T.C. Hükümeti tarafýndan kaldýrýlmýþtýr. Bundan  sonra bozuk bir malî düzeni devralan T.C. Devleti, Lozan’a kadar giden bu dýþ borçlar sorununu, Osmanlý Devleti’nden ayrýlan diðer devletler ile kendi arasýnda paylaþýlmýþ, bunlarý % 67 oranýnda ödemiþ ve bundan   sonra denk  bütçe esasý veya ülkedeki kaynaklarýn tespiti ve bunlarýn en doðru þekilde   deðerlendirilmesi  gayesi ile yoluna devam etmiþtir. Düyûn-ý Umûmiye  Ýdaresi  kaldýrýlýnca borç  alma iþlemlerinin  bitmediðini 1886-1896 ile 1904-1914 ve hatta 1950’lerden  itibaren  günümüze  kadar devam ettiðini görüyoruz.

Üçüncü  Dünya  Ülkeleri  arasýnda  olup  da  az  geliþmiþlilik  statüsünde  bulunduðumuz  günümüzde, artýk her þeyimizle: kültürümüzle, siyasetimizle, hammadde  kaynaklarýmýzla,  dil,  din, örf ve adetlerimizle, ekonomimizle, tekniðimizle  kendimizi  dönüp  bakmamýz,  iþleri  kendimizle  halledip, bundan sonra dýþ politikada veya dýþ ticarette yer edinmeyi hedef edinmemiz gerekmektedir.
           
BÝBLÝYOGRAFYA

AÇBA Sait, Osmanlý Devleti’nin Dýþ Borçlanmasý (1854-1914), AKÜ yay. Afyon 1995.
AKÞÝN Sina,Türkiye Tarihi 3 Osmanlý Devleti 1600-1908, Cem yay., Aðustos 1993.
ARMAOÐLU Fahir,19. yüzyýl Siyasi Tarihi (1789-1914), TTK Yay.,Ankara 1997.
BESEN Haluk,Türkiye’de Gazetecilik, Gazeteler, Gazeteciler, Ýnkýlâp Kitabevi, Ýstanbul 1997.
BERKES Niyazi,100 Soruda Türkiye Ýktisat Tarihi, C.I., Gerçek Yay., Ýstanbul 1972.
______________, 100 Soruda Türkiye Ýktisat Tarihi, C.II., Gerçek Yay.Ýstanbul 1970.
DANÝÞMEND Ý. Hami, Ýzahlý Osmanlý Tarihi Kronolojisi, C.IV.,Türkiye Yay., Ýstanbul 1972.
ELDEM Vedat,Harb Ve Mütareke Yýllarýnda Osmanlý Ýmparatorluðu’nun Ekonomisi, TTK Yay. Ankara 1994.
______________,Osmanlý Ýmparatorluðunun Ýktisadi Þartlarý Hakkýnda Bir Tetkik , TTK Yay., Ankara 1994.
ERASLAN Cezmi,II.Abdülhamit Ve Ýslâm Birliði, Ötüken Yay. Ýstanbul 1995.
GOLOÐLU Mahmut,Türkiye Cumhuriyeti 1923, Baþnur Matbaasý, Ankara 1971
IRCICA,Çaðýný Yakalayan Osmanlý, Osmanlý Devletinde Modern Haberleþme Ve Ulaþtýrma Teknikleri, (Yay. Haz. , E. Ýhsanoðlu, Mustafa Kaçar ) ,Ýstanbul 1995
_____________, Osmanlý Devleti Ve Medeniyeti Tarihi,    (Edt.,E.Ýhsanoðlu), Ýstanbul 1994.
ÝNAN A. Afet, Türkiye Cumhuriyeti Ve Türk Devrimi,Baþbakanlýk Kültür  Müsteþarlýðý Cumhuriyet 50. Yýl Yay.,Ankara 1973.
KARACAN A. Naci,Lozan Konferansý Ve Ýsmet Paþa, 3.b. ,Bilgi Yay. Ýstanbul 1993
KARAL E. Ziya,Osmanlý Tarihi, C.VIII. ,TTK Basýmevi, Ankara 1962.
KAYACAN Ýsa,Basýnýmýzýn Anadolu Cephesi, Ece Yay. , Ankara 1996.
KIRAY Emine,Osmanlýda Ekonomik Yapý Ve Dýþ Borçlar, Ýletiþim Yay., Ýstanbul 1993
KURDAKUL Necdet,Tanzimat Dönemi Basýnýnda Sosyo–Ekonomik Fikir Hareketleri, Kültür Bakanlýðý Yay., Ankara 1997.
LEWÝS Bernard,Modern Türkiye’nin Doðuþu, TTK Yay. , Ankara 1998.
OZANKAYA Özer,Cumhuriyet Çýnarý, 3.b., Kült. Bak. Yay. , Ankara 1997.
PAMUK Þevket,100 Soruda Osmanlý – Türkiye Ýktisadi Tarihi 1500-1914, 2.b. , Gerçek Yay. , Ýstanbul 1990.
SHAW Stanford,Osmanlý Ýmparatorluðu Ve Modern Türkiye, c.II. , Ýstanbul 1983.
SARINAY Yusuf,Türk Milliyetçiliðinin Tarihi Geliþimi Ve Türk Ocaklarý,1912-1931, Ötüken Yay. , Ýstanbul 1994.
SERTOÐLU Mithad,Osmanlý Tarih Lûgatý, 2. b., Enderun Kitabevi, Ýstanbul 1986.
SEVÝNÇ Necdet,Osmanlýnýn Yükseliþi Ve Çöküþü, Burak Yay. Ýstanbul 1991.
SONYEL Salâhi R.,Kurtuluþ Savaþý Günlerinde Ýngiliz  Ýstihbarat Servisinin Türkiye’deki Eylemleri, TTK Yay., Ankara 1995.
ÞENER Abdüllatif,Osmanlý

Créer un site gratuit avec e-monsite - Signaler un contenu illicite sur ce site

×